Salyangoz

12 Nisan 2015

Sihire inanıyor musunuz? İnanmalısınız.

Herkesin bir gün güzel bir hayatı olacak. Bir gün hepimiz başkasının gözünde güneş olacağız.Ama yolculuğa çıkma nedeniniz de zaten “neden onunla olamıyor” değil mi? Peki neden benim gözümde değil diye düşünürken çıkmadık mı zaten bu yola? Tüm resimlerinizin siyaha boyandığı ve elinizde siyahtan başka renk kalmadığı bir anda, uzun ve geri dönüşünü düşünmek istemediğiniz bir yola çıktınız diyelim. Geri dönüşünüzü hep bir sonraki kavşağa erteleyip son ses Pearl Jam dinliyorsunuz. Dikiz aynanızı da arkadan gelen araçlar yerine batan güneşi görecek şekilde ayarlıyorsunuz. Hmm.. Müziğin sesini biraz daha açmalı…

Geçtiğimiz birkaç ayda toplamda 21bin km. yol yaptık. Kara saplandık, bir anda 15 kişi olduk yolumuza devam ettik.. Lastiğimiz patladı, yedeği vardı.. Yakıtımız bitti, köyün muhtarı koştu yardımımıza.. Durmadık. Keşfedilecek yerler bitmiyor çünkü. Kabuğuma çekilip güneşin açmasını bekleyemem ben! “Here i am on the road again” diye bağırarak geride bırakmalıyım bir şeyleri.. Bu sezon aşağı yukarı 50 kez dağ yollarına vurduk kendimizi. Tam da kış sezonunun bittiğini ve yazın ne yapacağımızı düşünürken, kar bulutları yeniden güldü yüzümüze. Son bir şansımız vardı eksi derecelerde yol almak için. Bir saniye bile düşünmediğimizi siz de biliyorsunuz 🙂 … Merkeze yaklaşık 40 km. uzaklıkta ve 1200 m. rakıma sahip Feslikan Yaylası bizi bekliyordu. Yaz kış ulaşıma açık bir yerleşim yeri olmasına rağmen, aralık ayından itibaren belli bir noktadan öteye gitmek mümkün değil Feslikan’da. İster 4×4, ister 6×6 sahibi olun farketmez. Tabi ki biz de hep bir yere kadar seyahat edebildik sezon boyunca. Doğanın izin verdiği yere kadar… Ama bu sefer hiç olmadığımız kadar kararlı bir şekilde ne olursa olsun o zirveye ulaşacaktık. Sonunda bize verilecek bir madalya veya ödül yoktu. Ama biliyorduk ki; kimsenin gidemediği bir yerde bulunmak ve o sessizliği, o sakinliği yaşamak kadar huzurlu bir şey daha yoktu! Doves eşliğinde devam ettik yolumuza. Çoğumuzun bildiği Çakırlar’dan sağa dönüp gözlemecileri geçip tırmanmaya başladık. Norveçli birkaç serseri dağcıyı Geyikbayırındaki tırmanış rotalarına bıraktıktan sonra devam ettik yolumuza. Bu yolculuğu diğerlerinden farklı kılan ise, yol boyunca bizden başka aracın olmamasıydı. İşte sihirli zirveden birkaç fotoğraf…

 

 

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir