4 Haziran 2015

Fotoğraf Terimleri Sözlüğü (A-G)

A

  • A° (angstrom): bkz.: angström.
  • Aberasyon (aberration): Görüntü bozulması. bkz.: görüntü bozulması.
  • Acromatic: Kromatik görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış olan objektif. bkz.: kromatik görüntü bozulması.
  • Actinic: Işığın herhangi bir madde üzerinde kimyasal ya da fiziksel değişim yaratabilme gücü. bkz.: aktinik.
  • Actinometer: Eski devirlerde kullanılmakta olan bir tür ışıkölçere verilen ad. bkz.: aktinometre.
  • Acutance: Görüntü keskinliğinin ölçüsüdür. Görüntüyü oluşturan yoğunluk bölgelerindeki sınırların eğim açısının darlığı görüntünün kesinlik derecesini belirler. bkz akütans.
  • Açı: Bir objektifin gördüğü alanın dereceyle ifadesi.
  • Açık kompozisyon (Open Composition): Fotoğraf düzlemi üzerinde betimlenen gerçekliğin, gerçekte fotoğrafın sınırları dışında da sürüp giden doğal gerçekliğin bir parçası olduğu izlenimini verecek şekilde düzenlenmesi.
  • Açıklık: Fotoğraf makinesinde ışığın girebildiği deliğin çapı.
  • Açıklık açısı: Bir mercek yüzeyinin etkin çapının odak uzaklığına oranı.
  • Açma: Normalden fazla pozlanmış ve geliştirme banyosundan etkilenmiş film ya da baskılardaki yoğunluğun kimyasal yöntemlerle azaltılması.
  • Adaptör: Fotoğrafçılıkla bir objektifle çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı, farklı boy ve şekillerdeki metal tüp, soket, priz, bilezik benzeri parça; uyarlayıcı.
  • A/D konvertör (A/D convertor): Analog/Dijital konvertör, analog bir sinyali sayısala çeviren mekanizmayı ifade eder. Bilgisayarlar ancak dijitale dönüşmüş sinyalleri tanıyabilir.
  • Additive Synthesis: Toplamsal temel renkleri (Red/kırmızı, Green/yeşil ve Blue/mavi) esas alan ve diğer renkleri bunların çeşitli oranlarda birleştirilmesinden oluşturan renk sistemi. bkz toplamsal renk sentezi.
  • Add On Lens: Objektiflere dışarıdan bağlanan ek objektifler. Türüne göre mevcut objektife geniş açı, makro veya tele yönünden destek sağlar.
  • Adobe Photoshop: Piksel tabanlı görüntü, resim ve fotoğraf düzenlemede bir tek biçim olan, Adobe Systems’in sayısal fotoğraf işleme yazılımıdır. Vektörel işlemlerde ve yazı işleme konusunda yeteneklidir.
  • Advanced Photo System: 35 mm fotoğraf makinesini öğrenmekle zaman harcamak istemeyen bir kullanıcı için Kodak’ın fotoğraf çekimini kolaylaştırma girişimidir.
  • AE (Auto Exposure): Otomatik pozlama. Mevcut ışık şartlarında makinenin en uygun pozlamayı yapmasını hedefler. Sık kullanılan üç farklı tipi: Program (P), diyafram öncelikli (Av) ve enstantane öncelikli (S ya da Tv)’dir.
  • AE (Automatic Exposure Metering): Otomatik pozlama sistemi.
  • AE bracketing: Otomatik Pozlama Braketi ile fotoğraf makinesi fotoğrafı üç farklı pozlama ayarında çekerek, daha sonra istenen görüntünün seçilmesine olanak tanır.
  • AE otomatik poz kilidi (Auto Exposure-lock): Otomatik pozlamayı kilitleme anlamına gelir. Amaç poz ölçümünden sonra değişmemesini sağlamaktır. Otomatik pozun alınması için makine ölçüm yapılacak nesne veya alana doğrultulur, deklanşöre yarım basılı tutarak bu değerlerin değişmemesi sağlanır ve kompozisyon ayarlanır, çekimin tamamlanması için deklanşöre tam basılır.
  • Aerial perspective: Atmosferde oluşan sis ve pus gibi meteorolojik olayların fotoğrafta yarattığı uzaklık ya da derinlik duygusu.
  • Aerokartograf: Havadan harita çıkarmaya yarayan fotogrametri aleti.
  • AF (AutoFocus): Otomatik netlik ayarı. Netlenecek konu fotoğrafçı tarafından ekranın belirli alanına getirildikten sonra objenin bulunduğu mesafe deklanşöre yarım basmak suretiyle netlenir. bkz otomatik netleme.
  • AF kilidi (AF lock): Otomatik netleştirme / otomatik pozlama kilidi. Otomatik netlik yapıldıktan sonra değişmesini önleyen mekanizma.
  • AF otomatik odaklama aydınlatıcı: Zayıf aydınlatma koşullarında fotoğraf makinesinin otomatik odaklama işlemini gerçekleştirebilmesi için yeterli aydınlatma sağlamak için kullanılan, düşük güçte bir kırmızı ışık kaynağıdır.
  • AF ölçüm alanı: Bir fotoğraf makinesinin otomatik netleme sisteminin, keskinliği ölçtüğü ve ayarladığı nokta veya alan.
  • Agitation: bkz.: ajitasyon.
  • Agrandisman (Enlargement): Fotoğraflara boyut kazandırma işlemi, büyültme.
  • Agrandizör (fr: Agrandisseur, ing: enlarger): Negatif film görüntüsünü, fotoğraf kâğıdına kendi orijinal boyutlarından daha büyük boyutlarda ve net olarak basılabilmesini sağlayan optik düzenek; büyütücü, büyülteç.
  • ağartma banyosu: Görüntünün yoğunluğunu azaltmak ya da soldurmak için kullanılan kimyasal banyo.
  • Ağıl: Kimi görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker, hale.
  • Ajitasyon (Agitation): Kimyasal işlemler sırasında, duyarlı yüzeye sürekli olarak bozulmamış banyonun temas etmesini sağlayan yöntem. Bu yöntem özellikle film ve kâğıtların geliştirme banyosunda bulundukları sırada ve saptama banyosunun (tespit banyosu ya da fix) ilk birkaç dakikasında çok önemlidir. Üretici firmaların bu konudaki uyarılarına aynen uyulmalıdır.
  • Akromatik (Achromatic): Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren; renksemez. / Kromatik renklerin dışında kalan siyah, beyaz ve gri. / Kromatik görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış objektif. bkz akromatik objektif.
  • Akromatik objektif (Achromatic lens): “Kromatik” görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış olan objektif. bkz kromatik görüntü bozulması.
  • Akromatik renk: Işıktaki farklılıkların tondan yoksun bir şekilde ayırt edilmesiyle oluşan renk: siyah, beyaz ve gri gibi.
  • Aktinik (actinic): Işığın herhangi bir madde üzerinde kimyasal ya da fiziksel değişim yaratabilme gücü. Film üzerine düşen ışık duyarkatı oluşturan gümüş tuzlarının yapı değişikliğine uğramalarını, siyah metalik gümüşe dönüşerek görüntüyü oluşturma ayarını sağlamaktadır.
  • Aktinometre (Actinometer): Eski devirlerde kullanılmakta olan bir tür ışık ölçere verilen ad.
  • Akütans (Acutance): Görüntü keskinliğinin ölçüsüdür. Görüntüyü oluşturan yoğunluk bölgesindeki sınırların eğim açısının darlığı görüntünün keskinlik derecesini belirler. Bu açı büyüdükçe görüntü keskinliği kaybolur. bkz.: keskinlik.
  • Alaminüt (Fr: à la minute): Çarçabuk, anında, hemen, şipşak. / Banyosu içinde, bir karanlık kutu ve objektiften oluşan basit, körüklü fotoğraf makinesine verilen ad.
  • Alan açısı: Objektiflerin kapsadığı yatay alanın açısı.
  • Alan derinliği (Depth of Field): Üzerinde odaklama yapılan cismin önünde ve arkasında oluşan seçik alandır. Bu alan cismin önünde 1/3, arkasında ise 2/3 oranında oluşur. Alan derinliğinin darlığını ya da genişliğini etkileyen üç öğe objektifin odak uzunluğu, kullanılan diyaframın açıklığı ve cismin fotoğraf makinesine olan uzaklığıdır. bkz net alan derinliği.
  • Alan derinliği ön gösterimi (Depth of Field Preview): Bazı fotoğraf makinelerinde alan derinliğinin kullanıcı tarafından görülmesini sağlayan, diyafram açıklığının sağladığı görüntüyü donduran bir düğme veya kol bulunmaktadır. Tüm netleme, lens (mercek) açıkken veya en büyük diyafram açıklığı ayarında yapılır. Günümüzde otomatik SLR makinelerinin çoğunda alan derinliği ön gösterimi bulunmazken, eski manuel makinelerde daha yaygın kullanılmaktadır.
  • Albüm (album): Resim, fotoğraf, pul gibi şeyleri dizip saklamaya yarayan bir tür defter.
  • Algoritma: Bir amacı gerçekleştirmek amacıyla ortaya çıkmış, tanımlı mantıksal veya matematiksel kural setleri.
  • Alt açı: Fotoğraf makinesinin konuya göz seviyesinin altında bakması.
  • Altın oran: Resim, fotoğraf, heykel ve mimaride kullanılan bir orantı yasası. Herhangi bir geometrik biçimde, varlığı estetik bir üstünlük sayılan oran; altın bölüm, altın kesit; golden section. Parçalar arasındaki orantıda, küçük parçanın büyüğe oranı, büyük parçanın bütün parçaya oranına eşittir. Cebirsel olarak; a/b= b/ (a/b) biçiminde ifade edilir. Parçalar arasındaki oranın değeri olan 1.618 ya da yaklaşık 3/5, “altın sayı” adını alır. Altın Oran geometrik olarak, iki kareden oluşan bir dikdörtgenin köşegeni aracılığıyla kurulur.
  • Amatör: Para kazanma kaygısı dışında, zevki için fotoğraf çeken kişi. Bu fotoğraf becerisinin değil, amacının tanımıdır.
  • Anahtar ışık: Konuyu aydınlatan ana ışık kaynağı. Genellikle noktasal ışık veren sert ışık kaynağıdır ve keskin gölge oluşturur.
  • Anahtar ton: CMYK görüntüdeki siyah. (Bir görüntüdeki en önemli veya ana ton, özellikle siyah ve beyaz arasındaki orta tondur).
  • Analog: Orantılı bir etkinin, göstergenin veya kaydın bir diğerinin fiziksel özellik veya değişime oranı.
  • Anamormik Objektif (Anamorphic Lens): Filmin boyutunu değiştirmeden, objektifin açısını genişleten optik sistem. Dikdörtgen bir konu, kare boyutlu filme uyarlanır. Geniş bir görüş açısındaki görüntüyü sıkıştırarak belirli bir çerçeveye sığdıran objektif türüdür. Sinemaskop filmler de bu objektiflerle çekilmektedir. Daha sonra göstericiye takılan bir parça ile görüntünün yayılması sağlamakta ve tüm perdeyi kaplamaktadır.
  • Ana renkler: Işık olarak ana renkler: kırmızı (red), yeşil (green) ve mavi (blue).
  • Anastigmat: Astigmatizmi oluşturan çoğu optiksel yanılmaların düzeltilmesiyle oluşturulan bileşik mercek sistemi.
  • Angström (Angstrom): Sayısal olarak 1×10-10 m (1 metre’nin 10 000 000 000’da birine) eşit olan uzunluk birimi. Simgesi Å. Işık dalga boylarını ölçme birimidir.
  • Anthotype: Bir tür baskı tekniği.
  • Antihalojen Tabaka (Anti-Halation Backing): Filmlerin arka yüzeylerine sürülen ve taşıyıcı taban ya da fotoğraf makinesinin arka kısmından yansıyarak yeniden filme dönüp “halelenme”ye neden olan ışığı emerek yok eden boyalı katman.
  • Antioksidan: Duyarkat ya da banyodaki kimyasalların özelliklerinin bozulmasını engelleyen kimyasallar.
  • Antiplanat: Küresellik kusurunu düzelten objektif.
  • Antistatik Bez: Objektifleri ya da saydamları silmek için ve statik elektrikten kaynaklanan toz zerreciklerini uzaklaştırmak için kullanılan ilaçlı bez.
  • Aperture (Diyafram): Bir objektif içerisinde göz bebeğine benzeyen ve objektiften geçen ışık miktarını düzenleyen mekanizma.
  • Aperture (Diyafram Açıklığı): Işığın objektif içinden duyarkata (film ya da algılayıcı yüzeyine) geçişindeki standart açıklık değerleri. Bu açıklıklar f değerleri ile belirlenir. Gözün irisine benzeyen bir biçimde, yaprakçıkların üst üste gelmesi açıklığın çapını denetler. Net alan derinliğini denetleme araçlarından birisidir. bkz diyafram açıklığı.
  • AP (Aperture Priority) Diyafram Önceliği: Otomatik fotoğraf makinelerinde, diyafram değerinin elle kumanda edilerek belirlendiği konum. Bu konumda, belirlenen diyafram değerine göre makine otomatik olarak pozlamaya uygun olan örtücü değerini belirler. Mod kadranında A, Av olarak gösterilir.
  • Apokromatik Objektif (Apochromat Lens): Spektrumun tüm renkleri için kromatik görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme işlemi yapılmış olan objektif. / Tayftaki üç ana renk içinde odak uzaklığı aynı olacak şekilde düzeltilmiş, yani renksel sapma kusuru giderilmiş mercekler. bkz kromatik görüntü bozulması.
  • APZ: İleri Program Zoom sistemi.
  • Ara banyo (Stop Bath): bkz.: durdurma banyosu.
  • Aranegatif (Internegative): Saydam renkli filmlerden renkli veya S-B baskılar yapmak için kopya çıkartılması amacıyla üretilmekte olan özel bir film türü. Ara negatif için kullanılan özel filmler, kopya sürecinde ortaya çıkan kontrastlığı önler.
  • Arap: Negatif fotoğraf. Filmin negatifine halk arasında verilen ad.
  • Argentotype: Bromür baskı işlemlerinin ilk şekli.
  • Arka Işık: Fotoğraf makinesine doğru, konuya arkadan gelen doğal ya da yapay ışık.
  • Arka Netlik: Objektifin en arka elemanının tepe noktasıyla film ya da algılayıcı düzlemi arasındaki uzaklık. Bu, her zaman objektifin odak uzaklığına eşit değildir.
  • Art Alan: Fotoğraf, ekran düzenlemesi ya da resimde arka alan, fon.
  • Artifact: Gerçekte var olmayıp görüntü oluşumu, kayıt ya da baskı esnasında oluşan renk, doku ve şekil bozulmalarına verilen ad; artifakt. Objektiften, filmden, CCD’den, sıkıştırma algoritmasından veya yazıcıdan kaynaklanabilir. / Bilgisayarda işlem probleminin neden olduğu bir görüntü hatası.
  • Ark Lambaları (Arc Lamps): Fotoğrafçılıkta aydınlatma amacıyla kullanılan, iki karbon çubuğun birinden diğerine elektrik atlaması ilkesine göre çalışan bir aydınlatma kaynağı türü.
  • ASA (American Standards Association): Fotoğraf filminin ışığa karşı duyarlığını, aritmetiksel olarak ilerleyen bir dereceleme ile gösteren ölçü birimi. Asa değeri arttıkça filmin ışığa karşı duyarlığı da artar. Günümüzde yerini uluslararası onaylanmış ISO sistemine bırakmıştır. bkz.: ISO.
  • Asetat Taban (Acetate Base): Filmin tabanını oluşturan, ısıya karşı dayanıklı selüloz asetat.
  • Asetik Asit (Asetic Acid): Ara banyo ya da durdurma banyosunun hazırlanmasında kullanılan asit özellikli madde.
  • Asit Tespit Banyoları (Acit Fixing Solutions): Banyo edilen film ya da kâğıtlarla tespit (saptama) banyosuna taşınan geliştirici banyoların etkisini hızla yok etmek amacıyla kullanılan ve asit özelliği gösteren tespit banyolarıdır. Sertleştirici asit banyosu bundan farklı bir şeydir.
  • Astigmatizm (Astigmatisme) / Astigmatlık: Merceklerden gelen paralel ışınların eğik demetleri, bir noktadan daha çok, bir çizgi gibi odağa gelmesi sonucu oluşan mercek sapması.
  • Aşamalı Deklanşör Sistemi: Bilgi, mekanik bir deklanşör kullanılarak bir bir her satırdan toplanır ve işlenir. Benzer sonuçlar sağlayan Aşamalı Tarama Sistemine benzer bir işlemdir.
  • Aşamalı Tarama Sistemi: Sırayla her bir satırın verilerini toplayan ve işleyen bir görüntü sensörünü tanımlamak için kullanılan bir terim; aşamalı taramalı sistem.
  • Aşınma İzleri (Abrasion Marks): Filmin emisyon yüzünde oluşan çizik izleri.
  • Aşırı Geliştirme: Geliştirme banyosunun normalden daha fazla etkileyici olması. Geliştirme banyosunun süresini uzatmak ya da sıcaklığını yükseltmek ve çalkalamayı artırmak buna neden olur. Böylece yoğunluk ve kontrast artar, pus ve benek oluşur.
  • Aşırı Pozlama: Işığa karşı duyarlı malzemeye, aşırı ışık verme sonucunda ortaya çıkan sonuç. Böylece yoğunluk artar ve kontrastlık azalır.
  • A Tipi Film: 3400 K renk sıcaklığı olan, yapay ışığa ayarlanmış renkli film.
  • Atmosferik Perspektif (Aerial Perspective): Atmosferde oluşan sis ve pus gibi meteorolojik olayların fotoğrafta yarattığı uzaklık ya da derinlik duygusu. Sis ve pus havada zaten var olan ve tüm filmlerin aşırı derecede duyarlı oldukları morötesi ışınları olağanüstü derecede artırır. Bu ise duyarkat üzerinde genel bir yoğunluk yaratır. Sonuçta çekime konu olan cisimler uzakta, silik, ayrıntıdan yoksun ve belli belirsiz görülürler. İşte buna atmosferik perspektif denilmektedir.
  • Autofocus (AF): bkz.: otomatik netleme.
  • AVI (Audio Video Interleave): Duyusal ve görsel birleşim. Bu veri düzenlemesi, bilgisayarda veya sayısal fotoğraf makinesinde hareketli resim (video) çekimlerinin kayıt düzenlemesi olarak kullanılır. Farklı sıkıştırma oranları ve çözünürlükte video çekimlerini işletebildiği için tercih edilir.
  • Aydınlatma: Çevredeki nesneleri ortaya çıkarmak ve yönlendirmek kaygısıyla ışıklandırmak.
  • Aydınlık Kutu (Camera Lucida): Mekanik olarak kâğıt üzerine resim yapmayı sağlayan, bir sehpa ve sehpaya takılan içten yansıtmalı prizmadan oluşan aygıt.
  • Ayna Kilidi: Uzun poz sürelerini gerektiren çekimlerde fotoğraf makinesinin olabildiğince sabit durması gerekmektedir. Ayna kilitleme sistemi sayesinde, ayna yukarı kalkık durumda kilitlenir ve örtücü kapanana kadar bu durumda kalır. Böylece aynanın hareketinden oluşan sarsıntı ortadan kalkar.
  • Aynalı Objektif (Mirror Lens): Yapılışında çeşitli aynaların kullanıldığı objektif türü. Bunlar “katadioptrik” objektifler olarak da anılırlar. Çok büyük odak uzunluklarını, objektifin gövdesini uzatmadan sağlarlar.
  • AZ: Otomatik zoom’lama.
  • Az Geliştirme (Under Development): Geliştirme işlemi sırasında sıcaklığın yetersiz olmasından ya da sürenin kısa tutulmasından kaynaklanan durum. Bu durumda görüntü yoğunluğu ve kontrastı azalır.
  • Az Işık: Fotoğrafa ton değeri olarak hâkim olan karanlık alan.
  • Az Işıklı Görüntü: Koyu tonların baskın olduğu bir görüntü.
  • Az Pozlandırma: Duyarkatın (filmin, algılayıcının) ya da fotoğraf kartının az ışığa maruz bırakılması. Koyu tonlu bir sonuç sağlar.

 

B

  • Bulb: Bu örtücü konumunda, fotoğraf çekim düğmesi (deklanşör) basılı tutulduğu süre boyunca örtücü açık kalır. B pozlama ya da uzun pozlama olarak da adlandırılır.
  • Bağlı Gölge: Bir nesnenin kendi üzerinde oluşan gölgesi, nesnesine bağlı gölge.
  • Bakaç (Vizör): Fotoğraf makinelerinde konuyu kadrajlamaya (çerçevelemeye) yarayan optik sistem, vizör. Bakaç, modern fotoğraf makinelerinde, pozlandırmayı denetlemeye yarayan bilgileri de içerir.
  • Bakaçlı (Vizörlü) Makineler: Büyük format fotoğraf makinelerinin çoğu bu tiptedir. Işığı ve dolayısıyla görüntüyü bakaca getiren bir yansıtma sistemi (refleks makineler) kullanmak yerine görüntü doğrudan film düzlemi üzerine gelir. Film yerleştirilmeden önce görüntünün oluştuğu ve yarı saydam (buzlu cam) yüzeyde netleme ve kadraj kontrolü yapılır. Bu yüzey film düzlemiyle aynı yerdedir ve netleme ve kadrajlama bittikten sonra objektif kapatılır, film takılır ve pozlama yapılır. Bu makinelerde filmler tek tek takılır. bkz büyük format.
  • Balıkgözü Objektif (Fish-Eye Lens): Çoğu zaman görüş açısı 100º ’nin üzerindeki geniş açılı (çok kısa odak uzunluklu) objektiflere verilen genel ad. Bu objektiflerin kimileriyle 180º görüş açısı elde edilebilmektedir. Bu tür objektiflerin verdikleri görüntüde ise aşırı bir görüntü bozulması (dairesel görüntü) söz konusudur.
  • Banyo (Chemical Baths): Filmlerde ya da kâğıtlarda oluşturulan gizli görüntüyü görülebilir kılmak, geliştirme banyosunun kimyasal işleminin sona ermesini sağlamak ve ışık görmemiş olan gümüş bromür zerreciklerini kendi içine alarak filmin saydamlaşmasını ve ışıktan etkilenme özelliğini yok etmek ve benzeri daha bir çok işlemi yapmak için kullanılan çeşitli kimyasal bileşimler. bkz geliştirme banyosu.
  • Barit (Baryta): Kâğıt ve diğer lifli malzemelerden yapılmış olan fotoğraf kâğıtlarında duyarlı katmanın emilmesini önlemek için kullanılan kaplama.
  • Baryumlama: Fotoğrafçılıkta kâğıtları baryum sülfatla kapladıktan sonra üzerine ışığa duyarlı emülsiyon dökme.
  • Basamak (F/Stop): bkz.: F durağı, durak, diyafram değeri.
  • Baskı: Bir negatifin içinden geçirilen ışıkla kart üzerinde oluşturulan pozitif görüntü. / Bir bilgisayar dosyasının yazdırılmış, görülebilir hali.
  • Bas-Rölyef (Bas-Relief): Aynı görüntünün hem negatif hem de pozitif filmlerinin birbirine yapışık fakat biraz kaydırılmış durumda agrandisöre takılması ve basılması sonucu elde edilen fotoğrafa verilen ad. Bu yöntemle elde edilen fotoğraflar, ara tonları bulunmayan ve cisimleri dış çizgileri ile ortaya koyan ve biraz da üç boyutlu izlenimi veren fotoğraflardır.
  • Bayonet (Bayonet Mount): Değişebilir, değiştirilebilir objektifli fotoğraf makinelerinde, objektifin gövdeye kolaylıkla takılıp çıkarılmasını sağlayan kilitli mekanizma. bkz tırnaklı objektif bağlantısı.
  • B ayarı (Bulb ayarı- Bulb Setting): Uzun pozlarda, makine perdesi ya da obtüratörün istenilen süre için açık kalmasını sağlayan kilitleme sistemi.
  • Bayt (Byte): Sayısal bilginin birimi. 1 byte=8 bit.
  • Belge: Bir gerçeğe tanıklık eden fotoğraf, film vb; vesika, doküman.
  • Bellek Kartı: Dijital (sayısal) fotoğraf makinesinin çekilen fotoğrafları depoladığı elektronik gereç, hafıza kartı. Çeşitli büyüklük, hız ve fotoğraf makinesi markalarına göre özel olarak üretilir. Compact Flash Card (CF), MultiMedia Card (MMC), Secure Digital Card (SD), Microdrive, Memory Stick, Secure Digital High Capacity (SDHC) bu kartlardan birkaçıdır.
  • Beşli Prizma (Pentaprism): Genellikle 35 mm tek objektifli yansıtmalı fotoğraf makinelerinde odaklamanın yapılmasını ve hareketli aynadan gelen görüntünün göze olduğu gibi iletilmesini sağlayan optik düzenek.
  • Beyaz Ayarı (White Balance – WB): Sayısal fotoğraf makinelerinde renk sıcaklığının ölçümünden sonra kayıt edilecek olan tüm fotoğraf değerleri için yapılan düzeltme. Makinenin modeline göre tam otomatik, el ile ya da her iki yöntemle de yapılabilir.
  • Bileşik Objektif (Compound Lens): İki ya da daha fazla sayıda mercek kullanılarak yapılan objektifler. Böylece objektiflerin kırma indisini büyütmek, görüntü bozulmalarını gidermek ve görüntü kalitesini yükseltmek mümkündür.
  • Bindirme (Montage): İki ya da daha fazla görüntünün birbiri üzerine bindirilerek, başka bir deyişle farklı filmlerdeki farkı görüntülerin aynı kâğıt üzerinde birleştirilerek kullanılması işlemi.
  • Birinci Banyo (Developer): bkz.: geliştirme banyosu.
  • Bit: Dijital (sayısal) görüntünün temel birimi. Sadece iki olası durum vardır: 0 ve 1 ile gösterilir. Örneğin açık veya kapalı, yukarı veya aşağı.
  • Biyometrik Fotoğraf (Biometric Photo): Standartları International Civil Aviation Organization (ICAO) tarafından belirlenen ve makinede okunabilen seyahat belgelerinde kullanılan yüksek kaliteli, belli ölçüleri olan ve yüz biyometrisinin tespit edilebildiği fotoğraflara verilen ad; biyometrik vesikalık fotoğraf. 50 mm x 60 mm boyutunda, beyaz fonda ve desensiz olmalıdır. Fonda gölgeler oluşmamalıdır.
  • bmp (Bitmap): Her birine belirli renk ve aydınlık değerleri yüklenmiş görüntü noktalarından (piksel) yapılandırılmış görüntü. Sıkıştırılmadıkları için çok büyük kapsamlı olan ve bmp uzantısı taşıyan Bitmap dosyalarına kayıt edilir.
  • Blur: Hareketin dondurulamamasından kaynaklanan netsizlik; flu görüntü. Hareketin dondurulmaması çekim anında makinenin sallanmasından ya da görüntülenecek cismin hareketini donduracak yeterli örtücü hızının seçilmemiş olmamasından kaynaklanabilir. / Görüntü işleme programlarındaki netsizlik, bulanıklık.
  • Boyut (Size): Fotoğraf makinelerinde, filmlerde ve fotoğraf kâğıtlarında büyüklüğün ölçüsünü ifade eden terim; format.
  • Bölgesel Kontrol (Local Control): bkz.: maskeleme.
  • Braketleme (Bracketing) – Farklı Değerlerde Pozlama: Alınacak sonuçlarda herhangi bir pozlandırma hatasına yer vermemek için aynı konuyu birbirine yakın ama farklı diyafram ya da enstantane hızı ile çekme yöntemi; poz taraması. bkz nokta ölçüm ve zon sistem.
  • Bromür Kağıdı (Bromide Papers): En yaygın olarak kullanılmakta olan fotoğraf kağıdı türüdür. Duyarlı katmanın gümüş bromürden (AgBr) yapılmış olduğunu belirtir.
  • Brownie: 1900 yılında üretilen Kodak marka kutu fotoğraf makinelerinin tescilli adı.
  • BSI (British Standards Institute): İngiliz standartlarına göre filmlerin ışığa karşı duyarlıklarını belirleyen ölçü birimi.
  • B Tipi Renkli Film (Type B Color Film): 3200 K renk sıcaklığına sahip yapay ışığa ayarlanmış renkli film.
  • Bükülme (Curvature of Field): Objektiflerin neden olduğu ve odak düzleminde bükülme ile sonuçlanan görüntü bozulması.
  • Büyük Format Fotoğraf Makineleri (Large Format Cameras): Genellikle 13 cm x 18 cm ve daha büyük boyda tabaka (plak) film kullanan ya da bu formatta üretilmiş sayısal fotoğraf makinelerinin genel adı. Stüdyo makineleri olarak da bilinir.
  • Büyük Format (Large Format): Filmler boyutları (format) itibariyle üçe ayrılırlar: Standart (35 mm); orta ve büyük format. Büyük format, orta format olarak kabul edilen 4 cm x 5 cm, 6 cm x 7 cm, 8 cm x 10 cm (en x boy) ölçülerinden daha büyük filmler için kullanılır. Büyük formatın avantajı, görüntü kalitesinde çok az kayıpla, oldukça büyük baskılara izin verebilmesidir. Büyük formatta gren sorunu yoktur ve örnek baskılar (kontakt) doğrudan negatiflerden yapılabilir.
  • Büyük Odak Uzunluğu (Long Focus): Fotoğraf makinelerinin kullanmakta olduğu filmin köşegen uzunluğundan daha büyük odak uzunluğuna sahip objektiflere verilen genel ad.
  • Büyültme (Enlargement): Filmdeki görüntüyü fotoğraf kâğıdına çıkartma. / Negatif film görüntüsünü büyülterek fotoğraf kâğıdında pozitif olarak çıkartma işlemi, agrandisman.

 

C

  • C 41 Process: Renkli negatif filmlerin geliştirilmesinde kullanılan proses (süreç).
  • Calotype: Kâğıt negatiften elde edilen ilk fotoğraf işlemlerinden birisi.
  • Cameo Aydınlatması: Arka alanın tümüyle karanlık olduğu, sadece ön alandaki nesnenin istenilen yerlerinin aydınlatıldığı bir tür chiaroscuro aydınlatması.
  • Camera Lucida: bkz.: aydınlık kutu.
  • Camera Obscura: Fotoğraf makinesinin temeli olan karanlık kutu, karanlık oda. bkz.: kamera obskura.
  • Capture: Kullanılan programın belli bir durumunu kaydetmesi işlemi.
  • CCD (Charge Coupled Device): Yüklenebilir çip. Sayısal fotoğraf makinesinde kullanılan, ışığa duyarlı binlerce diyottan oluşmuş görüntü algılayıcısı yarı iletken aygıt. Bu hücreler üzerine düşen ışığı şiddeti ile oranlı elektriksel gerilime çevirirler. Bir AD çevirici bu gerilim atmalarını bilgisayarın anlayacağı bir dile çevirir. CCD algılayıcılar ışığa karşı daha duyarlı olmakla birlikte daha fazla enerji harcarlar. Özellikle güvenlik kameralarında tercih edilirler.
  • CC (Color Correction) Filtreleri: bkz.: renk düzeltme filtreleri.
  • Chiaroscuro Aydınlatması ((chiaro (aydınlık–ışık) oscuro (karanlık)): Barok dönemi (1530-1650) ressamlarının ışığı kullanarak yüksek kontrastlığı sağladığı teknik; ışık-gölge karışımı. Bu aydınlatma nesneye ve mekâna uygun olarak üçüncü boyutu sağlar ve bu bağlamda yeni bir uzay yaratarak görüntüde derinlik etkisini arttırır. Görüntüye gerçekçi bir anlam katar. Görsel öğeleri dengeye getirir, dikkati belirli bir noktada yoğunlaştırır ve anlatımına destek olur. Chiaroscuro aydınlatmasında, aydınlatmada kontrast çok belirgindir. Konunun belirli yerleri aydınlanırken, diğer yerler tümüyle karanlıkta kalmayacak şekilde göreli bir koyuluk içerir. Nesnelerin bağlı ve atılan gölgeleri, yani parlak ve koyu alanlar arasındaki geçişler yumuşaktır.
  • CIE (Commission Internationale de l’Éclairage – International Commission On Illumination): Aydınlatma konusunda standart belirleyen uluslararası komisyon. bkz.: http://www.ciecentenary.insight-outside.fr/
  • Cıva Buharlı Lamba (Mercury Vapour Lamp): Lamba tüpünün içinde bulunan cıva buharından elektrik akımı geçirme ilkesi ile çalışan yapay aydınlatma kaynağı.
  • Cibachrome: Renkli saydamlardan kendine özgü fotoğraf kâğıdı üzerine pozitif renkli baskı yapma yöntemi.
  • CIE LAB (Commission Internationale de l’Eclairage LAB): Renk aralığının küresel (CIE kurallarına uygun) olduğu bir renk modeli.
  • Cloning (Klonlama): Görüntünün bir bölümünü başka bir görüntüye ya da aynı görüntünün farklı bir alanına kopyalama işlemi. bkz.: klonlama.
  • CLUT (Colour Look Up Table): İşaretlenmiş renk dosyalarını tanımlamak için kullanılan renk koleksiyonu, renk arama tablosu. En fazla 256 rengi içerir.
  • CMOS (Complementary Metal Oxide Semiconductor): Sayısal makinelerde görüntü algılayıcı türlerinden biri. CCD algılayıcıdan farklı olarak diyotların yanında transistörler de işe katılır. Görüntü kalitesi CCD’ye kıyasla düşük, fiyatı daha ucuzdur.
  • CMYK: Baskı cihazlarında (yazıcı (printer)) kullanılan Cyan, Magenta, Yellow (sarı) ve blacK (siyah – Key) renklerden oluşan, çıkarımsal bir renk modeli (renk uzayı).
  • Codec (Compression Decompression): Sıkıştırma ve açma. Dosyaları sıkıştırma ve açmada kullanılan yöntem veya algoritma.
  • ColorSync: Ekranda görülen renklerin yazıcı tarafından çoğaltılırken çıkacak renklerle aynı olmasına emin olmak için tescilli bir renk yönetme sistemi.
  • Compositing: İki ya da daha çok görüntüyü birleştirme işlemi. bkz.: kompoze etme.
  • Crittercam: ABD’li belgesel film yapımcısı ve biyolog Greg Marshall’ın 1987’de vahşi hayvanları ve deniz altını görüntülemek üzere icat ettiği özel kamera, fotoğraf makinesi; yaratık kamerası.

Ç

  • Çalkalama (Agitation): Film ya da fotoğraf kâğıdının ışığa karşı duyarlı yüzeyinin, banyo sırasında, banyo ile daha düzgün temasını sağlayan yöntem. Kimyasal işlemler süresince duyarlı yüzeye sürekli olarak bozulmamış banyoların temas etmesini sağlanır. Bu yöntem özellikle film ve kâğıtların geliştirme banyosunda bulundukları sırada ve saptama (tespit) banyosunun ilk birkaç dakikasında çok önemlidir. Üretici firmaların bu konuya ilişkin önerilerine aynen uyulmalıdır.
  • Çekim Düğmesi Uzatma Kablosu: Fotoğraf çekerken deklanşöre basıldığında doğabilecek titreşimleri yok etmek ya da deklanşöre uzaktan kumanda edebilmek amacıyla kullanılan esnek ve bükülebilen tel biçimindeki deklanşör; deklanşör çubuğu, deklanşör uzatma kablosu. Genellikle B ve T örtücü konumunda, makine üçayak üstünde olduğunda kullanılır.
  • Çekim Menzili: Bir fotoğraf makinesinin nesneleri keskin olarak görüntüleyebildiği erim. Asgari uzaklıktan sonsuza kadar seçim yapılabilir.
  • Çekim Ölçeği: “İnsanın görüntüde kapladığı alan” ölçütünden yola çıkarak nesnelerin görüntülenme büyüklükleri üzerine yapılan çerçeveleme oranı sınıflandırması: Ayrıntı çekimi, baş çekimi, omuz çekimi, göğüs çekimi, bel çekimi, diz çekimi, boy çekimi, genel çekim.
  • Çerçeve: Bilginin bir ekrandaki değeri. / Seri şekilde kopyalanan hareketteki bir görüntü. / Resim, fotoğraf, yazı, ayna gibi şeyleri süslemek ya da bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık.
  • Çerçeveleme: Amaçlanan konunun bakacın ve dolayısıyla film ya da algılayıcının ikiboyutlu alanı içinde yerleştirilmesi; kadrajlama.
  • Çerçeveleme Oranı: Kullanılan filmin ya da fotoğrafın eni ve boyu arasındaki oran.
  • Çevrinme (Panning): Örtücü hızının en üst noktaya çıkartılmasına rağmen hareketin dondurulamaması ya da fotoğrafta hareket izlenimi elde etmek için fotoğraf makinesinin, konunun hareketini izlemesi ve fotoğrafın tam bu anda çekilmesi işlemi.
  • Çıkarımsal Renk Karışımı: Cyan, magenta ve sarı filtrelerini beyaz ışık altında kullanarak elde edilen renkli görüntü.
  • Çıkarımsal Renkler: Üç ana ışık rengi olan kırmızı (red), yeşil (green) ve mavi (blue)’nin birleşmesinden ortaya çıkan renkler: cyan, magenta ve sarı. Kırmızı ve yeşil ışığın birleştiği yerde sarı; yeşil ve mavi ışığın birleştiği yerde cyan; mavi ve kırmızı ışığın birleştiği yerde magenta rengi ortaya çıkar.
  • Çift Objektifli Yansıtmalı (Twin Lens Reflex – TLR): Bazı orta formattaki fotoğraf makinelerinde iki ayrı objektif bulunmaktadır. Alt alta konan bu objektiflerden üstteki görüntünün vizöre “bakaç”a aktarılmasını, diğeri ise filmin pozlanmasını sağlar. Bu tipteki fotoğraf makinelerinde sorun paralaks hatası olarak bilinen ve bakaçtan görülen görüntü ile film düzlemi üzerine düşen görüntü arasındaki alansal farktır.
  • Çok Amaçlı Geliştirici Banyo (Universal Developer): Genellikle metol ve hidrokinon içeren ve hem film hem de kâğıt banyosu olarak kullanılabilen geliştirici banyolara verilen ad. Bu banyoların film ve kâğıtlar için sulandırma oranları değişmektedir.
  • Çok Işıklı Görüntü: Açık tonların baskın olduğu bir görüntü. Çok ışıklı bir görüntünün etkisi biraz daha az pozlandırılarak artırılabilir.
  • Çok Kanallı Mod (Multichannel Mode): Özel baskı yöntemleri için kullanılmaya elverişli olan çok kanallı mod, her bir kanalda 256 ton gri kullanarak görüntüyü renklerine ayırır. RGB ya da CMYK bir dosya çok kanallı moda çevrildiğinde var olan kanallar spot renk kanalı haline gelir.
  • Çoklu Çekim: Aynı film karesi üzerine birden fazla çekim yapılmasıdır. Bu sayede özel etkiler yaratılabilir. Örneğin teleobjektifle çekilmiş ay fotoğrafı ile geniş açı objektifle çekilmiş manzara fotoğrafı üst üste çekilirse, ay normal görüntüsüne göre oldukça büyük bir görüntüde olacaktır.
  • Çözünürlük (Resolution > Rezolüsyon): Görüntüdeki piksel sayısının ölçüsü. Sayısal fotoğraflar, mozaik çalışmaları gibi kare biçimli birçok görüntü noktasından oluşur. Belirli renk bilgilerini barındıran bu noktalar piksel olarak adlandırılır. Çözünürlük sayısı arttıkça görüntü kalitesi de artar. Sayısal görüntünün her bir inçkaredeki piksel sayısı ve buna bağlı olarak görüntünün ortaya çıkardığı renk ve ışık değeri.

 

D

  • DAC (Digital to Analog Converter): Sayısal-Analog Çevirici.
  • Daguerreotype: İlk fotoğraf yöntemlerinden biri. İyot buharında duyarlı hale getirilmiş gümüş levha, fotoğraf makinesinde yaklaşık 20 dakika pozlandıktan sonra cıva buharında geliştirme sağlanır. Elde edilen görüntü pozitiftir.
  • Dağınık Işık: Belli bir noktaya yönlendirilmeyen, geniş bir alana yayılan, noktasal olarak ışık vermeyen aydınlatma kaynağı. Yumuşak ışık olarak da bilinir.
  • Degrade: Koyu renkten açık renge ya da bir renkten başka bir renge geçiş işlemi sırasında meydana gelen renk geçişi.
  • Değişebilir Mercek Sistemi: Fotoğraf makinelerinde farklı odak uzaklıklı objektifleri kullanabilmek için geliştirilmiş bir sistem.
  • Değişken Kontraslıklı Kâğıtlar (Variable Contrast Papers): Baskı işlemi sırasında farklı renklerde ışık kullanılarak farklı kontrastlık derecelerinin elde edilebildiği özel bir fotoğraf kağıdı türü.
  • Değişken Odak UzunlukluObjektif (Variable Focus Lens): Belirli alt ve üst sınırlar içindeki tüm odak uzunluklarına sahip olabilen objektif türü; zoom objektif.
  • Deklanşör (Shutter Release): Fotoğraf makinesinde, örtücünün açılıp kapanmasını sağlayarak fotoğrafın çekilmesini sağlayan düğme.
  • Deklanşör Gecikmesi: Deklanşör düğmesine basılan an ile ışığa duyarkatın (film ya da algılayıcının yüzeyinin) pozlanması arasında geçen süre. Basit sayısal makinelerde bu süre uzun olduğu için (1 s ya da daha fazla) dikkat edilmesi gerekir.
  • Deklanşör Kablosu (Cable Release): Fotoğraf çekerken deklanşöre basıldığında doğabilecek titreşimleri önlemek ya da deklanşöre uzaktan kumanda edebilmek amacıyla kullanılan esnek ve bükülebilen tel biçimindeki deklanşör. bkz çekim düğmesi uzatma kablosu.
  • Dekupe: Bir bütünden belli biçimlerde parçalar kesme ya da bir görüntünün etrafını boşaltma işlemi.
  • Deneme Şeridi: Baskıda farklı pozlandırma aralıkları uygulanan bir baskı kartı şeridi. as